Ana içeriğe atla

Kürtçe Tiyatro Metinleri

Kürt tiyatro tarihinin bilinmemesi, Kürt tiyatro edebiyatında iz bırakan tiyatro metinlerinin de yok sayılmasına neden olmaktadır. Türkiye’de Kürt tiyatrosunun zorlukları tartışıldığında ilk ağızda “metinsizlikten” yakınılmaktadır. Oysa Türkiye’de Kürtçe tiyatro yapma zorluklarının en başında; resmi devlet politikası, ödeneksizlik, profesyonel oyunculuk, sahneleme ve prova yeri bulma sorunları ile teknik yetersizliklerin olduğu bir alan olarak “kaçak” bir zemin söz konusudur.
Bu şartlarda Kürtçe tiyatro üretmek için çoğu zaman “yokluklara” direnmek gerekiyor. Genellikle “tek perdelik ve olabildiğince az oyuncuyla” tiyatro oyunları hazırlanıyor. Kürtçe tiyatro yapmak için şartlar en azından Türkçe tiyatro yapan “alternatif” tiyatrolardan daha “lokal” ve ayrı bir yerde varlığını sürdürmeye çalışıyor. Bu şartlar altında, “metinsizlik” vurgusunun temel sorunlardan biri olarak sunulması yanıltıcıdır.
Kaldı ki var olan Kürtçe tiyatro metinlerinden bihaber olanların veya Kürtçe okur-yazar olmayanların, en çok bunu dillendirdiğine tanık olmaktayız. Burada asıl mesele oyun sayısından ziyade, metinlerin konusu, türü veya kişi sayısına göre tiyatrocuların “arayıp bulamadığı” metinlerdedir.
Es geçilen bir diğer konu da, eldeki metinlerden “sahne metni” hazırlayacak ekibin becerisiyle ilgilidir. Elbette tiyatroculara “cazip” gelmeyen metinler, bir tercih meselesidir; ancak bu tercihten önce tiyatrocuların literatürde yer edinmiş, yayınlanmış, çevrilmiş veya sahnelenmiş metinlerin varlığından haberdar olması beklenir. Sonuçta dünya tiyatro literatürü bu alanda sayısız alternatif metin sunuyor ve tiyatrocular kendi metinlerini arzu ettikleri reji ve dramaturjiyle yeniden oluşturabiliyor.
Başta Kürt tiyatrocular olmak üzere, sanat ve edebiyat çevresinde de Kürtçe tiyatroda metinsizlik, “yokluk” söyleminin yaygın olduğuna şahit oluyoruz. Bu söylemdeki mekanik “yokluk” ezberin olmasında, Kürt tiyatro tarihinde yer edinmiş ve basılmış temel metinlerin Türkiye’de bilinmemesi de buna sebep gösterilebilir.
Yavuz Akkuzu’yla hazırladığımız “Diroka Şanoya Kurdî” (Peywend Yayınları, 2015) ile “Kürt Tiyatro Tarihi” (Evrensel Basım Yayın, 2016) kitaplarında; Kürt tiyatro edebiyatının önemli oyun metinleri hakkındaki kaynak ve belgelere de yer vermiştik. Kürt tiyatrosunun mecrası; Irak, İran, Suriye, Ermenistan, Gürcistan ve Türkiye (ve sonradan kısmen Avrupa) gibi farklı ülkelere yayılmıştır. Kürdistan’ın her bir parçasının ayrı bir siyasal süreç yaşaması, dönemsel olarak farklı tiyatro tecrübelerini de beraberinde getirmiştir.
Tarihsel olarak Kürdistan coğrafyasının bölünmüşlüğü, bizi tiyatroda da parçalı bir yapıyla yüzyüze bırakır. Bu hâliyle Kürt sanatı ve tiyatrosu, birlikte yaşadığı veya komşu olduğu kültürlerle etkileşim hâlinde olmuştur. Kürt Tiyatro yazarlarının telif eserlerin yanında, azımsanamayacak düzeyde çeviri ve uyarlamalar; Arapça, İngilizce, Farsça, Türkçe ve Rusça (Sovyet Kürt Tiyatrosunda; Ermenice, Gürcüce, Azerice) gibi dillerden Kürtçeye çeviriler ve uyarlamalar bu alanın genişliğine örnek gösterilebilir.
Birçok Ortadoğu ülkesinde olduğu gibi Kürt tiyatrosu da 20. yüzyılın başında “Batı-Avrupalı” tiyatro formunu tanımış ve icra etmiştir. Kürdistan’da ulusal bilincin oluşmasında, tiyatro “politik” bir araç olarak değerlendirilmiş ve ulusal mücadelenin yükseldiği zamanlarda bu tarafı daha belirginleşmiştir. Bu yüzden “Batılı” tiyatro formu Kürt tiyatrosunda önce İstanbul’da (1919) ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra da Süleymaniye (Güney Kürdistan) ile Sovyetler Birliği’nde, Tiflis-Gürcistan, Elegez-Ermenistan’da birbirinden farklı ve habersiz gelişmiştir. Ancak Kürt tiyatrosunun 1920’lerden günümüze kadar süreklilik gösteren asıl gelişim merkezi Süleymaniye olmuştur. Günümüzde de Kürt tiyatrosunun en yoğun icra edildiği yer olarak öncülüğünü sürdürmektedir.   
Kuzey Kürdistan’da Kürtlerin statüsüzlüğü ve Kürtçenin yasaklanması, Kürt tiyatrosunun 1991’e kadar Türkiye’de varlık gösterememesine neden olmuş ve günümüzde de Kürtçe tiyatronun gelişmesinin önünde en büyük engel olmaya devam etmektedir.
Yazar/metin merkezli Batı tiyatrosu Kürtçede, Evdirehîm Rehmî Hekarî’yle 1919’da İstanbul’da başlamasına rağmen, Cumhuriyetten sonra Türkiye’deki Kürt tiyatrosu 1991’e kadar -birkaç örnek dışında- yasak veya gizli bir zemindeydi. Elimizdeki mevcut bilgilerle, iki yazılı tiyatro metni dışında 1923’ten 1991’e kadar Türkiye’de yasal veya kitlesel Kürtçe teatral gösterilerden söz edemiyoruz.
Musa Anter’in Birîna Reş (Kara Yara - 1965) ile Kemal Burkay’ın Dawîya Dehaq (Dehaq’ın Sonu - 1978) adlı tiyatro metinleri, Türkiye’de Kürtçe ve Türkçe birlikte yayınlanır. (Dehaq’ın Sonu’nun başta Diyarbakır olmak üzere 1978’den 1980’e kadar kitlesel gösterimleri yapılabilmiştir.) Kürt dili ve kültürüne uygulanan yasaklar nedeniyle 1991 yılına kadar Türkiye’de ve Kuzey Kürdistan’da Kürtçe tiyatro metinleri ve örnekleri görünür değildir.
İstanbul’da Mezopotamya Kültür Merkezi’nin 1991’de kurulmasıyla, MKM oyuncuları tarafından, Mamoste Cemîl’in yazdığı “Mişko” (Fare)[1] adlı tiyatro oyunu ile “Şanoya Roja Azadî” (Özgürlük Günü Tiyatrosu) oyuncuları tarafından Kemal Burkay’ın “Dawiya Dehaq” oyunları aynı yıl İstanbul’da sahnelenir. MKM’ye bağlı “Teatra Jiyana Nû” (Yeni Yaşam Tiyatrosu) 1992’de tiyatro çalışmalarına başlar. Hüseyin Kaytan ile Kemal Orgun yazdığı oyunlarla, bu dönemin önemli oyun yazarları arasında yerini alır. Mirza Metîn’in hazırladığı “Jêrzemîn” adlı kitapta 1991-2013 Türkiye’de Kürt tiyatrosunun seyri “29 tiyatro grubu ve 104 tiyatro oyunuyla” anlatılmaktadır.[2] Diyarbakır Şehir Tiyatrosu (DBŞT) ve diğer Kürt tiyatro gruplarındaki oyuncuların büyük çoğunluğu, MKM’de Kürtçe tiyatro eğitimini aldıktan sonra oyuncu, yönetmen ve oyun yazarı olarak birçok oyunda yer alır.
Kürdistan’da ödenekli ve kurumsal olan DBŞT ile Batman Şehir Tiyatrosu’nun 2016’da kayyım tarafından kapatılmasıyla DBŞT’ten ayrılan tiyatrocular “Amed Şehir Tiyatrosu” adı altında yeni sahnelerinde tiyatro yapmaya devam ediyor. DBŞT’nin 2011’den beri her yıl “Evdirehîm Rehmî Hekarî” adına Kürtçe oyun yazarlığı yarışmalarında seçilen metinler ayrı bir kitap olarak basıldıktan sonra bu metinlerden seçilen oyunlar Diyarbakır ve Batman’da sahneleniyor.  
Güney Kürdistan’da başta İngilizce ve Arapça olmak üzere diğer dillerden de çeviriler ve uyarlamalar yapıldığını görürüz. 1927’de Shakespeare’in “Julies Jesar” oyunu Süleymaniye’de sahnelenir, sonraki yıllarda da diğer oyunları sahnelenmeye devam edilir. İlk yayınlanan Shakespeare oyunuysa “Gerdaweka” (Fırtına), Dr. Cemal Nebez çevirisiyle 1955’te Bağdat’ta yayınlanır. Dünya Tiyatro Edebiyatı’nın başlıca eserleri 1970’lerden sonra basılan tiyatro eserleri hız kazanır. Güney Kürdistan’da aralarında “Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Yaşar Kemal…” gibi yazarların oyunlarının da olduğu eserler, Türkçeden çevrilerek sahnelenir ve bu oyunlardan bazıları yayınlanır.
Sovyet Kürt Tiyatrosu, 1928’de Ahmedê Mirazî’nin “Zemanê Çûyî”(Geçmiş Zaman) oyunuyla ilk gösterimlerini Tiflis’te yapar. 1930-35 yılları arasında başta Ermenice, Rusça olmak üzere çeviri oyunları yayınlanmaya başlanır. 1937-1947 yılları arasında çoğu çeviri ve uyarlama olan onlarca oyun Elegez Sovyet Kürt Tiyatrosu’nda sahnelenir. 1956-75 yılları arasında seslendirilen bu oyunların çoğu radyofonik oyunlar olarak Erivan radyosunda yayınlanır. (Kuzey Kürdistan’daki Kürt “dinleyicileri” bu örneklerden haberdar olur.) 1979-1991’e yılları arasında Gürcistan ve Ermenistan’da, Sovyetler Birliği’nin dağılmasına kadar, dönemin birçok popüler oyunu Kürtçe sahnelenir. Bu dönemin son yazarı olan Ezîzê Gerdenzerî’nin “Zarîna Çiya”(Dağların Feryadı) oyunu 1989’da Gürcistan’da kitap olarak yayınlanır.
1957’den sonra Nermin Nakam’ın öncülük ettiği kadın oyuncular giderek artar; ancak 1985’e kadar oyun yazarlığında eseri yayınlanan ilk kadın yazar Leylan Şefîqe Elî Hiseyn olur. Oyunları “Şaciwanî Derbend Feqerew” ile “Keyxan”, 1985’te Süleymaniye’de yayınlanır.
Kürt tiyatrosunun geçmişine ve bugününe baktığımızda, oyunlarda ön plana çıkan; Kürtlerin kimlik mücadelesi ve buna bağlı Kürt folklorundan konu ve temalardır. Kürtlerin 20. yüzyıldaki siyasi tarihi, Kürt tiyatrosunun da esas belirleyeni olur. Bu yüzden Kürt tiyatrosunun varlığı, Kürtlerin politik olarak güçlendiği zamanlarda gelişme göstermiştir. Bu nedenle Kürt tiyatrosunun gelişim evreleri ve çeşitliği, Kürt siyasal mücadelesiyle paralel bir seyir izlemiştir.
Yasîn Qadir Berzincî 1934-1985 yılları arasında Güney Kürdistan’da yayınlanmış Kürtçe tiyatro metinleri değerlendirdiği makalesinde[3] 45 oyunu ayrıntılı bir şekilde inceler. Toplumsal konuları işleyen oyunlardan 22 kitap, tarihsel oyunlardan 15 ve siyasi oyunlardan da 8 tiyatro oyununu; içerik ve dönemsel özellikleriyle karşılaştırır. Üretken yazarlar arasında şu isimleri belirtir: Heme Kerîm Remezan Hewramî, Emînê Mîrza Kerîm, Pîremêrd, E. B. Hewrî, Fetah Kerîm Kawe, Mistefa Nerîman, Zekî Ehmed Henarî, Ebdulrezaq Bîmar, Şêrko Bêkes, Mehdî Omêd, Ehmed Salar, Mihemed Ebdulrehman Zengine…
Başta İsveç olmak üzere Avrupa’da bir araya gelen Kürt tiyatrocular, 1980’lerden sonra oyunlar sahneledikten sonra 1988’den itibaren basılı tiyatro metinlerinde önemli bir artış görülür. 1930’lardan günümüze kadar Kürt edebiyatının önemli yazarları, oyun çevirileriyle Kürt tiyatrosunun gelişmesine katkı sağlamışlardır. Ancak Kuzey Kürdistan’daki Kürt yazarlar, tiyatro alanında diğer parçalara göre fazla üretken olmadığı, ilgili olanlarınsa ağırlıkta çeviri düzeyinde tiyatroyla ilgilendikleri belirtilebilir.
Türkiye’deki Kürt tiyatrosunun “yokluk” söyleminin dayanağı, “bilinen-okunan” yazarların tiyatro alanında telif eserlerinin az olmasından kaynaklanmaktadır. Türkiye’deki Kürt oyun yazarları daha çok oyuncu kökenli yazarlardan oluşmaktadır. Defalarca sahnelendiği halde tiyatro eserlerinin fazla basılmaması iki nedenle izah edilebilir: Kürtçe okurların azlığı ile oyun metinlerinin diğer türlere göre az okunması. 
Kürtçe tiyatro eserlerinin en çok basıldığı yerler arasında “Süleymaniye, Bağdat, Erbil, Erivan ve Stockholm” gibi şehirlerin ağırlıkta olduğu görülecektir.

Kürt oyun yazarlarının telif eserleri
Aşağıda derlenmiş oyun metinlerinin tamamı 1919-1989 yılları arasında kitap olarak yayımlanmış Kürt oyun yazarlarına ait eserlerden oluşmaktadır. Kürtçe basılmış ve sahnelenmiş çeviri oyunları ile aynı oyunun sonraki basımları bu listenin dışında tutulmuştur.
Evdirehîm Rehmî Hekarî’nin “Memê Alan” oyunu, Jîn dergisi’nin 15-16 sayılarında 1919’da İstanbul’da yayınlandı.
Hisên Huznî Mukriyanî’nin “Derdê Derûn” oyunu, Zarî Kurmancî’nin 7. 8. ve 11. sayılarında Süleymaniye’de 1928’de yayınlandı.
Ereb Şamîlov’un “Koçekê Derewîn” oyunu 1930’da Erivan’da yayınlandı.
Pîremêrd’in “Mem û Zîn” oyunu, Jiyan gazetesi tarafından 1932 Süleymaniye’de tefrika edilir. 1934’te kitap olarak basılır.
Celadet Alî Bedirxan’nın “Hevind” oyunu, Hawar dergisinin 20. sayısında Şam’da 1933’te yayınlandı.
Ebûbekir Hewrî’nin “Dildarî û Peymanperwerî” oyunu 1933’te Bağdat’ta yayınlandı.
Wezîrê Nadir’in “Reva Jinê” oyunu,1935’te Erivan’da yayınlandı.
Ehmedê Mirazî’nin “Zemanê Çûyî” oyunu 1935’te Erivan’da yayınlandı.
Piremêrd’in “Mehmûd Axay Şîwekel” oyunu 1942’de Süleymaniye’de yayınlandı.
Şakîr Fetah’ın “Hawrêy Mindalî” ile “Mam Rêwî” oyunları 1948’de Bağdat’ta yayınlandı.
Refîk Çalak’ın  “Karkirdinî Bekelk” oyunu 1952’de Bağdat’ta yayınlandı.
Fetah Kerîm Kawe’nin “Kiç û Qutabxane” oyunu 1956’da Süleymaniye’de yayınlandı.
Kamîr Jîr’in “Afret û Nûşte” oyunu 1956’da Bağdat’ta yayınlandı.
Mistefa Nerîman’ın “Elî Fenî” oyunu 1957’de Kerkük’te yayınlandı.
Fûad Îzzed’in “Zordarî Tawanbar” oyunu 1958’de Süleymani’de yayınlandı.
Mistefa Qeredaxî Salar’ın “Awat” oyunu 1958’de Bağdat’ta yayınlandı.
Ebûbekir Hewrî’nin “Bîrî Azadî Rêgay Rizgarî ye” oyunu 1959’da Bağdat’ta yayınlandı.
Hesen Qizilcî’nin “Peymanî Dûlayî” oyunu 1959’da Bağdat’ta yayınlandı.
Mistefa Nerîman’ın “Rûxa” oyunu 1959’da Kerkük’te yayınlandı.
Zekî Ehmed Henarî’nin “Diwarojî Dehakî Zordar” oyunu 1960’ta Bağdat’ta yayınlandı.
Fetah Kerîm Kawe’nin “Şorişî Huner” oyunu 1960’ta Süleymaniye’de yayınlandı.
Emînî Mîrza Kerîm’in “Zêrîn” ile “Otombîlçî” oyunları 1960’ta Süleymaniye’de yayınlandı.
Ebdulrezaq Bîmar’ın “Bûkî Perde” oyunu 1960’ta Bağdat’ta yayınlandı.
Ebdulrezaq Bîmar’ın “Şanoy Kurdistan” oyunu 1961’de Bağdat’ta yayınlandı.
Kemal Reûf Mihemed’in “Bibûre” oyunu 1961’de Süleymaniye’de yayınlandı.
Îsmaîlê Dûko’nun “Zewaca Bê Dil” oyunu 1964’te Erivan’da yayınlandı.
Musa Anter’in “Birîna Reş” oyunu 1965’te İstanbul’da yayınlandı.
Taharê Biro’nun “Memê û Eyşê” oyunu 1967’de Erivan’da yayınlandı.
Mihemed Emîn Osman’ın “Nan û Jiyan” oyunu 1970’te Bağdat’ta yayınlandı.
Emînî Mîrza Kerîm’in “Dasekey Şasiwar” oyunu 1971’de Süleymaniye’de yayınlandı.
Şêrko Bêkes’in “Kawey Asinger” oyunu 1971’de Süleymaniye’de yayınlandı.
Heme Kerîm Remezan Hewramî’nin “Falçî” oyunu 1972’de Süleymaniye’de yayınlandı.
Umer Ebdulrehîm’in “Şanogeriy Mindal” oyunları 1972’de Süleymaniye’de yayınlandı.
Mihemed Tofîq Wirdî’nin “Zincirey Bo Şano” eseri 1972’de ile “Çîrok bo Şano” oyunu 1973’te Necef’te yayınlandı.
Zekî Ehmed Henarî’nin “Le Pênawî Ewîn da” oyunu 1974’te Süleymaniye’de yayınlandı.
Ebdulhemîd Ebdulla’nın “Senger” oyunu 1974’te Duhok’ta yayınlandı.
Heme Kerîm Remezan Hewramî’nin “Şewêk le Jiyanî Xanzad” oyunu 1977’de Bağdat’ta yayınlandı.
Şêrko Bêkes’in “Ask” oyunu 1978’de Bağdat’ta yayınlandı.
Ehmed Salar’ın “Waney Reşbelek” 1978’de Süleymaniye’de yayınlandı.
Kemal Burkay’ın “Dawiya Dehaq” oyunu, 1978’de Özgürlük Yolu dergisinin 35. Sayısında Türkçe;  37.-38. Sayılarında Kürtçe olarak yayınlandı.
Mehdî Umêdî’nin “Mirov û Çax û Bîr” oyunu 1978’de Bağdat’ta yayınlandı.
Tofîq Hekîm’in “Odîbî Paşa û Berderkey Sîzif” oyunu 1978’de Süleymaniye’de yayınlandı.
Mehdî Umêdî’nin “Bûkî Befir” oyunu 1979’da Süleymaniye’de yayınlandı.
Fûad Mecîd Mîsirî’nin “Xec û Siyamend” oyunu 1979’da Bağdat’ta yayınlandı.
Ehmed Salar’ın “Dildaranî Baran” oyunu 1979’da Süleymaniye’de yayınlandı.
Fehmî Kakeyî’nin “Jan” oyunu 1979’da Süleymaniye’de yayınlandı.
Seyda Îbrahîm Selman “Lêbûk Dastana Mem û Zîna Diguhurît” 1979’da Bağdat’ta yayınlandı.
Dr. Nafî Akreyî’nin “Şêxî Senan” oyunu 1980’de Bağdat’ta yayınlandı.
Mihemed Ebdulrehman Zengine’nin “Mangirtin” oyunu 1980’de Bağdat’ta yayınlandı.
Emînî Mîrza Kerim’in “Serçawey Janêkî Xamoş” oyunu 1980’de Bağdat’ta yayınlandı.
Heme Kerîm Hewramî’nin “Gundekem” oyunu 1981’de Bağdat’ta yayınlandı.
Mihemed Abdulrehman Zengene’nin “Welî Dêwaney Şem” oyunu 1981’de Bağdat’ta yayınlandı.
Heme Kerîm Remezan Hewramî’nin “Xatû Kilawzer” oyunu 1982’de Bağdat’ta yayınlandı.
Celîl Zengine’nin “Hawarêkî Tasaw” oyunu 1982’de Bağdat’ta yayınlandı.
Celalî Mîrza Kerîm’in “Senger” oyunu 1983’te Şehid Aram (Pêşmêrge Matbası) tarafından basılır.
Letîf Helmet’in “Felestîn Hemîşe” oyunu 1983’te Bağdat’ta yayınlandı.
Tehsîn Şeban’ın “Sê Şanogerî” 1984’te Bağdat’ta yayınlandı.
Ebdulqadir Seîd’in “Mergî Bexteweriy” oyunu 1984’te Süleymaniye’de yayınlandı.
Telet Saman’ın “Qelay Dimdim”  ile “Şarî Ewîn” oyunları 1984’te Erbil’de yayınlandı.
Leylan Şefîqe Elî Hiseyn’inin “Şaciwanî Derbend Feqerew” ve “Keyxan” oyunları 1985’te Süleymaniye’de yayınlandı. 1985’e kadar bilinen kadın oyun yazarlardan (eserleri yayımlanan yazarlardan) Leylan Şefîqe Elî Hiseyn’dir.
Heme Kerîm Remezan Hewramî’nin “Xewn e û Xewn Niye” oyunu 1985’te Bağdat’ta yayınlandı.
Tosinê Reşîd’in “Siyabend û Xecê” oyunu 1988’de Stockholm’de yayımlandı.
Ferhad Pîrbal’in “Beyanî Baş Ey Xerîbî” oyunu 1988’de Danimarka’da yayımlandı.
Şahînê Bekirê Soreklî’nin “Mehkemekirina Silahiddînê Eyûbî” oyunu 1989’da Stockholm’de yayımlandı.
Eskerê Boyîk’in “Mem û Zîn” oyunu 1989’da Stockholm’de yayımlandı.
Ezîze Gerdenzerî’nin “Zarîna Çiyan” oyunu 1989’da Tiflis’te yayımlandı.

                                                                                                                    Çetoyê Zêdo

Not: Yukarıdaki listede yer almayan, dijital ortamda elimizde Arap ve Kiril alfabeleriyle yazılmış oyunlar ile 1990 sonrası sahnelenmiş diğer oyunları da Kürtçe tiyatroyla ilgilenenlerle paylaşıyoruz. Bunun için  cetoyezedo@hotmail.com adresine mail atabilirsiniz.



[1] Mamoste Cemil’in “Mişko” tiyatro metni Rewşen dergisi Sayı:2-3-4, 1992
[2] Mirza Metîn, “Jêrzemîn”, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Yayınları, 2014
[3] Yasîn Berzencî “Şanoy Kurdî” (Kürt Tiyatrosu), Süleymaniye, Govarî Şano Yayınları, 2007

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Leylanok, Derî, Goristana Stêrkan..." an jî bi edebî “Yıldız Çakar”

Yıldız Çakar; berhema wê ya “Goristana Stêrkan” di sala 2004an de ji Weşanên Elmayê derdikeve. Pirtûka duyem î bi navê “Ala” 2008an li Dihokê, ji aliyê yekitiya niviskarên Dihokê vê çap dibe. Bi hevkariya Amed Tigrîs re “Ansiklopediya Amedê” dinivîse, ji aliyê Şaredariya Amedê ve di 2012an de tê weşandin. Berhama wê yên bi navê “Derî” (Helbest, 2012) û Leylanok (2014, ceribandin) di nav weşanên Avestayê derdikeve. Niha amadekariya romana xwe dike bo çapê û li ser Melayî Cizîrî dixebite… Yıldız Çakar, avakara Komeleya Nivîskarên Kurd e û li Amedê dijî. Çetoyê Zêdo: Ji kerema xwe, tu dikarî xwe bidî nasîn? Yıldız Çakar: Nasnameyek di bêrika min de ye, lê belê temsîliyeta min nake. Heta wextekê bi awayekî fermî navê min Rojan bû. Li dibistanê gotin ev nav qedexe ye û dîplome nedan min. Ji ber vê bavê min ji mecbûriyetê navê min guhert. Di rojekê de ez bûm Yildiz.  Weke ku mirov di nava du pergalan de bimîne... Bi eslê xwe ji Qerejdaxê me. Min û helbest me hev dû gelek zû nas kir. Ji ber ku…

Samatya Sakinlerinin Biricik Sahafı: Devrim Sahaf (Pirtûkfiroş)

Yine aynı bir Pazar günü… Bahar gelmiş kime neylemiş, herkes dışarıda, bir ben kalmışım sanırsın içerde… Sosyal medya ve akıl sır ermeyen bir telefonun varsa, bir hafta bile dışarı çıkmazsın, olur biter… Recep telefondan bildirir: “Dayika Niştiman” kitabını getirecekmiş, yanına Mustafa’yı da katmış eve gelmişler, hoş gelmişler. Onların gelmesiyle ne zamandır dışarıya çıkmadığımı anımsadım: üç günmüş... Siz de olsanız çıkmazsınız, mayısta Amed kitap fuarına yetişmesi gereken “Kürt Tiyatro Tarihi” kitabıyla uğraşınca “baharmış, Samatya sahiliymiş” unutursunuz. Abartıkça abartıyoruz haliyle; sorduklarında “mühim” adamların yaptığı gibi, “çok yoğunuz abi” modunda, iş güçle meşgul olduğumuzu söylemeyi ihmal etmiyoruz, övünmek gibi olsun bu da...  Neyse, yine her zamanki Recep’in olağan hallerinden birini yaşıyoruz; odanın içinde dağılmış makaleleri karıştırmakla meşgul, kitap kurdu Receb’e çıktıları karıştırma fırsatı tanımadan, elindeki yazıları yerine bırakmasını istedim ve ani bir “Hadi…

Modern Kürt Tiyatrosunun İlk Adımları

Yazar/metin merkezli Batı tiyatrosunun Kürt dilindeki ilk örneği, 1919’da Evdirehîm Rehmî Hekarî’yle başlaması, teatral formların Kürtlerde daha öncesinde olmadığı anlamına gelmemelidir. Popüler ve kitlesel bir sanat olan tiyatro tarihsel olarak her dönemde farklı biçimlerde icra edilmiştir. Genel anlamda tiyatro sanatı; kukla, gölge oyunu, köy seyirlik oyunları, çîrokbêj (bir nevi meddah) geniş bir alanda teatral formalara sahiptir. Bu formlar, yakın kültürler ve komşu milletler arasında benzerlikler gösterebildiği gibi veya hepten özgün bir biçim olarak da var olabiliyor. Kürt tiyatrosunda: Taziye, “Sîtav” (Gölge Oyunu) ile “Bûkella” (Kukla), “Mîr Mîran” (Sahte Emir), “Kosegelî-Gaxan”, “Bûka Baranê” (Bolluk-Bereket Oyun Ritüellerinden), “Sersal” (Yeni Yıl), “Newroz” oyun ve temsilleri... Bunun yanı sıra Kürt tiyatrosuna özgü teatral anlatı biçimleri arasında sayılabilecek “dengbêjî” ile “çîrokbêjî” gibi ulusal formlara da sahiptir. Kürt tiyatrosunun geçmişine ve bugününe baktığımızda…